Yine yeni günlük

Kah moleskineler alarak, kah bloggerda yeni bloglar açarak günlük tutma çabamın son ürünü bu blog. Hoşgeldim.

Dün gece youtube'da izlediğim bir video kanıma girdi. Plan basitti: yeni bir defter alınacak, üşenilmeyecek ve her akşam gün içinde neler yaptıysam yazılacaktı. Bu akşam eve geldiğimde bu fikri tamamen unuttuğumu fark ettim. Ve hayır pazartesi değil bugün başlanılacaktı. Yeni bir blog açtım ve böylelikle 9833471. günlüğüme kavuşmuş oldum. Yeni plan şu: üşenilmeyecek ve her akşam gün içinde neler yaptıysam buraya yazılacak.

Peki bugün ne yaptım? Güne Anastasiya'dan gelen haberle başladım. Kısaca hasat zamanı yaklaştı, her şeyin bir zamanı var, dönüşüm başladı, sabırlı ol diyordu. Ama mesajın içinde geçen bir cümleyi çok sevdim. "Güçlü bir meşe ağacının esnek bir bambu gibi çabuk yetişmesini bekleme." 

Daha sonra Sinem'le geçen hafta sözleştiğimiz üzere Ankara Kalesi turu yaptık. Sinem dişçiden çıktıktan sonra buluşacaktık ama tabi ki yine geç kaldım bu buluşmaya. Sinirini hafifletmek için geçen hafta birinin bana önerdiği şu kitabı almasını rica ettim. Kitapla ilgili yorumumu ve minyatür zen bahçesi kurma düşlerimi daha sonra yine bu bloga yazacağım.

Herneys' kaleye uzun zamandır gitmemiştim. Oldukça kalabalık ve renkliydi. Bir pembe kuvars beğendim ancak mekanda pos cihazı olmadığı için alamadım. Dükkanın sahibi çok yakında bir yerde ATM olduğunu söyledi. Ben de taşı ayırmasını parayı çekip hemen geleceğimi söyledim. Lakin söylediği yere gittiğimde ATM bulamadım. Sinem zaten biraz telaşlı olduğundan tekrar aynı dükkana gidip sahibinden özür de dileyemedim. Günün pişmanlığı budur.

Sinem bana pirinçhanı gezdirdi. Erimtan Müzesi'ne gittik. Divan'ın içindeki Safranhan'da tatlılarımızı yedik. Beyaz çikolata çorbası şimdiye kadar yediğim en güzel tatlıydı sanırım. Günün güzelliği de budur.

Sinemle karşılıklı fallarımızı baktıktan sonra önce Sinem'in arkadaşı için aldığı hediyeyi değiştirmeye gittik daha sonra da annemin benden Amerika'ya göndermek için istediği nazarlığı alıp Kızılay'a geçtik. Kızılay Meydanı'nın YKM tarafında Evet otobüsü, karşı tarafta (AVM tarafı) ise Hayır otobüsü vardı. İkisi de bangır bangır müzik çalıyor, kalabalık iki yerde de toplanmış halaylar çekiyordu. Birbirlerine çocukça nazire yapan iki grup. Enteresan bir durum. Fena kutuplaştık bu ara. Umarım seçim süreci sıkıntısız geçer de bir an önce eski güzel günlerimize döneriz. Bu da günün güzel dileği olsun ;)

Comments

Popular Posts